KAPAT

TÜMÜ

Kanser teşhisi her zaman kolay olmaz

Artı Cerrahi
18 Ocak 2021

“Kanser diye ameliyat oldu ama kanser çıkmadı; kanser çıkmadığına mı sevinsin, boşuna ameliyat olduğuna mı üzülsün, bilemedi…” Bu cümleyi daha önce duymuş veya okumuş olabilirsiniz. Bu cümlenin olası hikayesini kısaca özetleyelim…

Kanser teşhisinde kullanılan birçok farklı yöntem mevcuttur. Bunlar arasında kesin olarak kanser teşhisi konulmasını sağlayan tek yöntem histopatolojik incelemedir yani tümör dokusunun belli işlemlere tabi tutulduktan sonra patoloji uzmanlarınca mikroskop altında incelenmesidir. Ancak histopatolojik inceleme için tümör dokusundan bir parça alınması veya tümör dokusunun tamamının çıkartılması gerekir. “O zaman bir parça alıp incelensin, kesin teşhis konulunca tedavi uygulansın.” diye düşünebilirsiniz ancak, ne yazık ki, bu her zaman söylendiği kadar basit değildir.

Öncelikle bazı tümörlerden parça almak teknik olarak mümkün olmayabilir veya tehlikeli olabilir. İkincisi, alınan parça her zaman tanı koydurucu özellikte olmayabilir. Tümörün derin yerleşimli olduğu durumlarda biyopsi gözle görülerek değil, görüntüleme yöntemleri (ultrason, tomografi gibi) eşliğinde yapılır ve bu yöntemle yapılan biyopsilerde parçanın doğru yerden alınamaması riski mevcuttur. Parça tümör dokusunun içinden alınsa dahi, tümör dokusu her zaman homojen bir yapıya sahip olmadığı için doğru sonuç alınamayabilir. Diğer bir deyişle, tümör dokusunun içi tamamen tümör hücreleri ile dolu olmayabilir; tümör dokusu içinde tümör hücrelerine ek olarak nedbe alanları, nekroz alanları (ölü alanlar), iltihabi hücreler, vs. olabilir ve parçanın tümör hücreleri içermeyen bir alandan alınması hatalı sonuç elde edilmesine yol açabilir.

Eğer kanser şüpheli dokudan parça alınması mümkün değil ise veya alınan parçanın hatalı sonuçlar verme riski varsa, cerrahi olarak bu dokunun tamamen çıkartılması ve tamamının incelenmesi dışında bir seçenek kalmayabilir. Böyle bir durumda ameliyat sonrasında kanser saptanmaması halinde sevinmek doğru, boşuna ameliyat olunduğu düşüncesine kapılmak yanlıştır; zira, ameliyatın ölümcül bir hastalığın dışlanması ve uygun şekilde tedavi edilmesi amacıyla yapıldığı unutulmamalıdır.