KAPAT

Nöroendokrin tümörler (NET) konusunda bilgilenin.

NÖROENDOKRİN TÜMÖRLER (NET)  

Nöroendokrin Tümörler
Doç. Dr. Volkan Özben
Op. Dr. İnci Şahin

Vücutta nöroendokrin sistem sinir hücrelerinden ve endokrin hücrelerinden (hormon üreten hücreler) oluşan sisteme denir. Bu hücreler sindirim sisteminde mide ve bağırsaklar gibi organlarda bulunur ve sindirim sisteminden geçen besin maddelerinin hızını kontrol etmek ve kan akışını düzenlemek gibi görevleri vardır. Nöroendokrin tümörler veya NET’ler bu nöroendokrin sistemden gelişen tümörlere denir. Bu tümörler nadir görülür ve yavaş büyürler.

Nöroendokrin tümörler neden olur? Risk faktörleri nelerdir ?

Bazı kalıtsal hastalıklar (feokromositoma, nörofibromatöz gibi), midede asit dengesini bozan durumlar ve bağışıklık sisteminin baskılanması bu tümörlerin oluşmasına neden olmaktadır. Diğer yaş gruplarına göre 40-60 yaş bireylerde ve erkeklerde daha sık görülmektedir. Sigara ve alkol kullanımı riski artırmaktadır. 

Ne tür belirtiler verir ?

Nöroendokrin tümörler hastalık ilerleyene dek pek belirti ve bulguya neden olmamaktadır. İlerleyen dönemde ise çeşitli hormonları (kortizol, insülin, histamin, serotonin) fazlaca salgılayarak belirtilere yol açabilir. Bu belirtiler arasında ishal, kusma, karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, sarılık, ciltte döküntü, kan şekerinde düzensizlik ve çarpıntı gibi yakınmalar yer alır. 

Nöroendokrin tümörlerin hepsi kötü huylu mudur ?

Hepsi kötü huylu değildir. Nöroendokrin tümörler davranış şekillerine göre iyi veya kötü huylu olabilir. 

Nöroendokrin tümörün iyi veya kötü huylu olduğunu anlamak için tümörün boyutuna, hücrelerin büyüme hızına, lenf, kan damarları ve komşu organlara yayılma durumuna ve bazı biyolojik belirteçlere bakılır. 

Nöroendokrin tümörler en sık hangi organlarda olur ?

Sindirim sistemi içerisinde özellikle bağırsaklarda, apandiste, pankreasta, böbrek üstü bezlerinde görülebilir. 

Nöroendokrin tümörler başka organlara yayılma (metastaz) yapar mı ?

Nöroendokrin tümörler hastalığın yayılım durumuna göre lokal, bölgesel ve uzak yayılım (metastaz) şeklinde evrelendirilir. Tanı anında hastaların %30 ile %70 arasında uzak organlara yayılma saptanır. Hastalık metastaz yaparsa bu organ en sık karaciğerdir. 

Tanısı nasıl konur ?

Tanıyı koymak için kan, idrar testleri ve görüntüleme tetkikleri yapılması gereklidir. Kan testleri ile hormonların seviyeleri yüksek bulunabilir. İdrar testleri ile hormonların vücut tarafından yıkıldığında oluşan yüksek kimyasal seviyelerine rastlanır. Görüntüleme testleri içerisinde bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme (MR), PET-BT, DOTATE-PET ve octreotid taraması tümörün yerini belirlemesine yardımcı olur.

Tanıyı doğrulamak için endoskopi veya kolonoskopi ile tümörden doku örneği alınması yani biyopsi yapılması gerekebilir. 

Nadir de olsa, bazen apandisit nedeni ile ameliyat edilen hastaların patoloji incelemesinde rastlantısal olarak nöroendokrin tümör saptanabilir.

Nasıl tedavi edilir ?

Nöroendokrin tümörlerde tedavi için cerrahın, onkoloğun, gastroenteroloğun, radyoloğun, ve patoloğun iş birliği gereklidir.

Erken dönemde saptanan hastalarda ameliyat en önemli tedavi şeklidir. Ameliyat öncesinde vücutta hormon dengesini sağlamak için bir süre ilaç tedavisi gerekebilir. 

Ameliyat ile çıkarılamayacak durumda olan tümörlerde veya başka organlara yayılım (metastaz) varsa somatostatin, oktreoid gibi ilaç tedavisi veya hedefe yönelik akıllı ilaçlar uygulanabilir. 

Radyoterapi ise nöroendokrin tümör yayılım gösterdiğinde veya bulunduğu yer sebebiyle cerrahisi zor veya imkansız olduğunda tercih edilmektedir. 

Kemoterapi bir diğer tedavi seçeneğidir ancak genelde yüz güldürücü sonuçlar vermediğinden ancak ileri evre hastalarda hastalığın kontrol altında tutulabilmesi amacıyla kullanılır.

Tedavi sonrası takip altında olmak gerekir mi ?

Evet, hastalığın tedaviye verdiği yanıtı, nüks edip etmediğini ve başka bir organa yayılıp yayılmadığını anlamak için takip etmek çok önemlidir. Tedaviye başlandıktan sonra hastanın bir takip programına alınması ve bu program dahilinde belli aralılarla fizik muayene ve görüntüleme tetkikleri ile takip edilmesi gereklidir.