KAPAT

Pankreas kistleri konusunda bilgilenin.

PANKREAS KİSTLERİ

İçi sıvı ile dolu olan anormal oluşumların tümüne kist adı verilir. Diğer bir deyişle kist terimi, anormal bir oluşumun içinin dokudan oluşmadığını, sıvıdan oluştuğunu ifade etmek için kullanılır. Pankreas kistlerinin önemli bir kısmı günümüzde artık tesadüfen saptanır. Tarama amacıyla, müphem şikayetler nedeniyle veya başka hastalıklar nedeniyle yapılan incelemelerde tesadüfen ortaya çıkabilirler. En sık yol açtıkları şikayet ise karın ağrısıdır. 

Pankreasın kistlerinde teşhisin belkemiğini görüntüleme yöntemleri oluşturur. MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ve EUS (Endoskopik UltraSonografi) gibi yöntemler kistik tümörün ayrıntılı olarak değerlendirilmesini sağlar.  

Pankreasın kistlerinde izlenecek yolu kistin ve hastanın özellikleri belirler. Pankreas kistlerinin bir kısmı sadece takip edilirken, diğerlerinde cerrahi, endoskopik ve radyolojik tedavi uygulanabilir. 

Pankreas kistleri hangi şikayetlere yol açarlar?

En sık rastlanılan şikayet karın ağrısıdır. Bu ağrı, genellikle karnın üst kısmında hissedilir ve bir dolgunluk veya rahatsızlık hissi şeklinde olabilir. Belli bir boyuta gelen kistler çevre organlara baskı yaparak bu organlarla ilişkili şikayetlere yol açabilirler. Örneğin mideye baskı yapan büyük bir pankreas kisti erken doyma ve kilo kaybı gibi şikayetlere neden olabilir. Yine pankreas başında yerleşik bir kist, onikiparmak bağırsağına baskı yaparak tıkanıklığa yol açabilir. Bunun sonucunda safralı kusma gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Pankreas kistleri eğer pankreas kanalında tıkanıklığa yol açarlarsa, akut pankreatit yani ani pankreas iltihaplanmasına neden olabilirler. Aynı şekilde bu kistler ana safra kanalına baskı yapıp sarılığa yol açabilirler. 

Pankreas kistlerinin teşhisinde hangi yöntemler kullanılır?

Görüntüleme yöntemleri arasında ilk tercih edilen genellikle ultrasonografidir. Ultrasonografiden sonraki basamak genellikle BT (Bilgisayarlı Tomografi) veya MR olur. Pankreasın kistik tümörlerinde her iki yöntemin duyarlılıkları birbirine yakın olsa da, son dönemde MR daha ön plana çıkmaya başlamıştır. BT veya MR’de damardan verilen kontrast madde eşliğinde kist duvarının ve içinin özellikleri değerlendirilir. 

Henüz çok yaygın olarak kullanılmasa da EUS, pankreastaki lezyonların tanısı ve ayrımında oldukça önemli bir yere sahiptir. EUS için ucunda ultrason cihazı olan bir endoskop kullanılır. Pankreas, hemen mide ve onikiparmak bağırsağı komşuluğunda olduğu için, endoskopik ultrason ile rahatlıkla ve kapsamlı bir şekilde değerlendirilebilir. Aynı zamanda, EUS eşliğinde kistin içindeki sıvıdan örnek alınabilir. Kistin içinden alınan sıvı hem patolojik hem de biyokimyasal incelemeye gönderilir. Patologlar sıvıda tümör hücresi olup olmadığını araştırırlar. Laboratuvarda ise kist sıvısı içindeki amilaz ve CEA (Karsinoembriyonik Antijen) düzeyi tespit edilir. Bu sonuçlar, radyolojik ve endoskopik inceleme sonuçları ile bir araya getirilerek değerlendirilir. 

Pankreas kistlerinin teşhisinde laboratuvar testleri kullanılır mı?

Tümör belirteçleri herhangi bir tümöre özgü ve çok duyarlı olmamakla birlikte hem fikir vermesi hem de takip edilmek üzere kullanılabilir. Bunlar arasında CEA ve CA 19-9 (Karbonhidrat Antijen 19-9)  pankreas tümörleri için en sık kullanılanlardır. Kist içeriğinden örnek alınmışsa, bu sıvıda amilaz ve CEA düzeyi ölçülür.

Pankreas kistinin tipini belirlemek önemli midir?

Evet. Pankreas kistlerinin tedavileri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kistin özelliklerini ve tipini belirlemek önemlidir.

Pankreasın kistik tümörleri nasıl tedavi edilirler?

Pankreasın kistik tümörlerinde tek tedavi seçeneği cerrahidir. Kistin cerrahi yolla bir bütün olarak çıkartılması ve patolojik incelemeye tabi tutulması gerekir. Yapılacak cerrahinin boyutu, kistik tümörün yerine ve boyutuna göre değişir. Yelpaze geniştir. Enükleasyon adı verilen ve sadece kistin çıkartılmasını tanımlayan yöntemden, total pankreatektomi adı verilen ve pankreasın bütünüyle çıkartılmasını ifade eden yönteme kadar birçok ameliyat şekli uygulanır. 

Pankreasın kistik tümörleri için uygulanan pankreas cerrahisi açık veya kapalı yöntemle (laparoskopik, tek kesiden, robotik) gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğuna hasta bazında karar verilir. 

Pankreasın kistik tümöründe kanser saptanırsa ne yapılır?

Bu durumda hasta pankreas kanseri gibi tedavi edilir. Eğer yapılan cerrahi pankreas kanseri için yetersizse öncelikle cerrahi tedavi tamamlanır. Patoloji sonuçları ve radyolojik yöntemler kullanılarak hastalığın evresi belirlendikten sonra evresine uygun tedavi protokolü uygulanır. 

Pankreas kistlerinde takip nasıl yapılır?

Eğer selim bir tümör saptandıysa, kistin aynı bölgede tekrar edip etmeyeceğini ya da pankreasın başka yerlerinde yeni bir kist oluşup oluşmayacağını takip etmek gerekir. Takip genellikle belli aralıklarla çekilen MR ile yapılır.

Eğer kistik tümörün habis olduğu yani kanser olduğu tespit edilirse, hastanın pankreas kanseri gibi takip ve tedavi edilmesi gerekir.

Eğer pankreasın kistik bir tümörü tedavi edilmeksizin takip edilmeye karar verilmişse yakın ve sık takip önemlidir. Ultrason kistik tümörlerin iç yapısını değerlendirmede yeterli olamayabilir. Bu nedenle, biz dahil birçok klinisyenin tercihi kistik tümörleri en azından erken dönemde MR ile takip etmektir. Eğer takipler sırasında şüpheli bulgular gelişirse, daha önce yapıldıysa dahi kisti yeniden EUS ile değerlendirmek gerekebilir. Ancak unutulmamalıdır ki EUS rutin bir takip aracı değildir, sadece şüphe halinde tekrarlanır. Şüphenin devam ettiği hastalara ameliyat önerilir. 

Pankreasın kistleri tedavi sonrasında tekrar edebilir mi?

Evet. Selim kistik tümörler tedavi edilmeden önceki yerlerinde tekrarlayabilirler. Bunun sebebi kistin tamamen çıkartılamamış olması veya tümörün içinde bir kanser odağı olması olabilir. Ayrıca, pankreasın farklı bölgelerinde yeni kistik tümörler meydana gelebilir. Bu kistlerin tedavi edilen kistik tümörle alakası yoktur ve bunlar tamamen ayrı ve farklı tümörlerdir. Bu durum en sık IPMN tipi kistlerde gözlenir.